15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Programı

 

Hiçbir Güç Millet İradesinin Üstünde Değildir.

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü

15 Temmuz 2016 günü Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Türk halkının bağımsızlık ve istiklaline büyük bir darbe yapılmak istendi. O gün Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü bir kez daha kanıtlandı. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere gücünü atalarının kahramanlık destanlarından alan yüce Türk milletimi bu alçak darbe girişimine canla başla karşı durarak engel oldu.

Fetullahçı Terör Örgütü’ne karşı 15 Temmuz günü Milletimiz, Emniyet Teşkilatımızın mensupları ve Türk Silahlı Kuvvetleri el ele vererek, büyük bir mücadele sergilemiştir. Memleketine ve geleceğine sahip çıkan milletimiz, gece boyunca sayısız kahramanlık destanı yazmıştır. Ayrıca Milletimizin verdiği bu büyük mücadele, bütün dünya halklarına, bütün insanlığa önemli bir mesaj vermiştir.

15 Temmuz 2016 günü aziz milletimiz ülkemizin geleceğine ve kendi karar verme yetkisine sahip çıkmıştır. O gün milli mücadele ruhuyla hareket edilerek, genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle, din, dil, ırk, mezhep, siyasî görüş farkı gözetmeksizin büyük bir vatan savunması yapılmıştır. Milletimizin 15 Temmuz gecesi tüm farklılıklarını geride bırakarak “millet”, “bayrak”, “vatan” ilkeleri etrafında birleşerek yaptığı kahramanlıklar yaşadığımız badireleri atlatmamızda ve istikbale yürüyüşümüzde bizlere ilham kaynağı olmaya devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti, Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözünü yürekten benimsemiş, kendi kararlarını kendi veren güçlü ve bağımsız bir ülkedir. Demokrasi çok önemli bir kavramdır. Hem bireyler için hem toplumlar için vazgeçilmez bir unsurdur. Bireylerin sahip olduğu ve onu yaşatmak için her daim mücadele ettikleri bir husustur. Millet olmanın birlikteliğini ve gücünü gösterdiğimiz 15 Temmuz 2016 günü Millî Birlik ve Demokrasi Zaferi gösterilmiştir.

Vatan sevgisi ve demokrasi bilinci, milletimizin hücrelerine işlemiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bahşettiği bu fırsatı sonuna kadar korumak için elimizden gelen tüm mücadeleyi vermek durumundayız. Milletimiz, kendisinin seçmediği, tercih etmediği bir yönetimle yönetilemeyeceği gibi, seçtiği yönetime iradesi dışında bir müdahaleye de asla izin vermeyecektir.

Birçok erdemle donatılmış olan milletimiz, her zaman yeri geldiğinde vatanını korumak için canından vazgeçmeyi göze alabilmiştir. Türk milletinin bu yüksek karakterini yüzyıllara uzanan destansı tarihimizde birçok kez görmüşüzdür.

15 Temmuz günü de meydanlarda Büyük Türk Milleti ve aynı ruh vardı. Bu mücadeleye katılan her vatandaşımız, cesaretleriyle, dirayetleriyle, kararlılıklarıyla yine bir tarih yazmışlardır. Tarihimizdeki mücadelelerde vatan savunması hangi asil ruhla yapılmışsa, bu mücadele de yine aynı ruhla yapılmıştır.

15 Temmuz’da meydanlarda, tıpkı Çanakkale’de İstiklal Savaşımızda olduğu gibi tüm fertleriyle tek yürek olmuş Büyük Türk Milleti ve topyekûn kutsal vatan müdafaası vardı. Milletimiz bu ülkeyi bölmek, parçalamak ve paylaşmak isteyen saldırganlara karşı yüz sene önce nasıl mücadele ettiyse yine aynı şekilde mücadele etmiştir.  

Bu vesile ile mücadele ruhunu daha iyi anlayabilmek için, 15 Temmuz günü mücadele ederken şehit olan aziz vatandaşlarımızdan da bahsetmek istiyorum.

Bunlardan biri Sait Ertürk’tür. İstanbul'da darbe girişiminin engellenmesinde kahramanca mücadele ederek önemli bir rol oynamış,  Topkule 66'ncı Zırhlı Tugayı'nda askerler ve tankların dışarı çıkmasını engelleyerek, tugay içindeki hareketlenmeyi durdurmuş, girdiği çatışmada darbeciler tarafından şehit edilmiştir. 47 yaşındaki Piyade kurmay Albay Sait Ertürk, hain darbecilerin şehit ettiği en üst düzey askerdir.  

Bir diğeri Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’dir. Aldığı emirle, darbeci Semih Terzi’yi öldürerek darbe girişiminin başarısız olmasında çok büyük rol oynamış, olay yerinde darbeci askerler tarafından defalarca kurşunlanarak şehit edilmiştir.

“Gölbaşı Şehitleri” olarak bilinen 42 polis memurumuz vardır. Bunlar içerisinde  birlikte şehit olan ikiz polis kardeşler Ahmet ve Mehmet Gölbaşı Özel Harekât Merkezi'ne düzenlenen saldırıda şehit olmuşlardır.

Bunun yanı sıra evlenmek üzere olan Ankara’daki Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda görev yapan Komiser Yardımcısı Seher Yaşar ile Polis Halil Gürsel, Özel Harekât Daire Başkanlığı’na yapılan bombardımanda birlikte şehit edilmişlerdir.

Yine bu bombardımanda şehit olan Özel Harekat Polisi Demet Sezen evli ve bir çocuk annesiydi. Özel Harekat Komiser Yardımcısı Kübra Doğanay da bu bombardıman ve ardından çıkan yangında şehit olmuştur.  

15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım ile 16 yaşındaki Abdullah Tayyip Olçok ve Engin Tilbaç darbe girişiminin en genç şehitleri olmuşlardır.

Engin Tilbaç, zihinsel engelli Annesi ve fiziksel engelli babasını evde bırakarak Baştabya Kışlası önündeki mücadeleye katılmış, burada tankın altında kalarak şehit olmuştur. Engin Tilbaç’ın kimliği ancak DNA testiyle belirlenebilmiştir.

Darbecilere direnen baba-oğul Erol Olçok-Abdullah Tayyip Olçok birlikte şehit olmuşlardır. Darbe girişiminin yaşandığı gece Altunizade'deki evinden köprüye giderken oğluna ısrarla evde kalmasını söylemiş, ancak oğlu darbecilere karşı onunla yan yana mücadele etmek için köprüye gitmiştir. Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip, darbecilerin açtığı ateş sonucu birlikte şehit edilmiştir.

Prof. Dr. İlhan Varank, darbe girişimini duyar duymaz sokağa çıkmış, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde darbeciler tarafından silahla vurularak şehit edilmiştir.

Taksi şoförlüğü yapan Akın Sertçelik Darbe girişimini öğrendikten sonra eşinden istediği Türk bayrağını evinin balkonuna asarak evden çıkmış, açılan ateş sonucunda köprüde şehit edilmiştir.

Üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Mustafa Direkli darbe girişimi sırasında Sabiha Gökçen Havalimanı'na gitmek için arkadaşlarıyla yola çıkmış, Orhanlı Gişelerinde şehit edilmiştir. Mustafa Direkli Okan Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü 2. sınıf öğrencisiydi.

Ve diğer şehitler, gaziler, mücadelede bulunan aziz milletimiz hepsi ayrı birer destan yazmışlar ve 15 Temmuz gecesi “Milletin Kahramanlığını” ön plana çıkartmışlardır.

Ecdadımızın tarihte gösterdiği şanlı mücadele, Çanakkale’de, Birinci Dünya Savaşında, Sakarya da, Dumlupınar’da, Büyük Taarruzda, İstiklal Harbinde topyekûn kutsal vatan müdafaasıdır. Bu müdafaalar yakın tarihimizin en önemli kilometre taşını oluştururlar. Tarihimizde her zaman Milletin hayatı – vatanın bütünlüğü tehdit altında kalınca milli bir mücadele kaçınılmaz olmuş ve topyekûn bir mücadele verilmiştir.  

Şanlı tarihimizde dönemin en büyük askeri güçlerine karşı muzaffer olmak hepimize haklı bir gurur vermiş ve vermeye de devam etmektedir.  Bu Milli gurur yaşadığımız bu mücadelelerle oluşur. Bu gurura layık olmak ise yarının teminatıdır. Bunu nesiller boyu bayrak gibi dalgalandırmak, genç ruhların milli tarihimizin sihirli teknesinde yoğrulması lazımdır.

Bugün vatan toprağı üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmemizin en önemli mücadelesi verildi Çanakkale’de. Bu vatan sevdası ile mücadele edildi Birinci Dünya Harbinde. Topyekûn bir mücadele ile ayağa kalktık İstiklal harbinde. Yine bu vatan müdafaasından vazgeçmeyerek mücadele ettik, şehitler verdik 15 Temmuz’da.

Bu topraklar bağrında sadece şehit bedenlerini değil binlerce vatan evladının mücadelesini, hayallerini, hayatlarını, sevdalarını ve hüzünlerini, ayrıca anaların gözyaşlarını, yetimlerin hasretini ve yıllarca yakılan ağıtları da saklıyor.

15 Temmuz günü Çanakkale muharebelerindeki, İstiklal Harbindeki birlik ve beraberlik ruhunun önemi bir kez daha anlatılmış, anlaşılmıştır.

Hiçbir güç, hiçbir odak; millî iradenin, millet iradesinin üstünde değildir ve millî iradenin önünde diz çökmeye mahkûmdur. Bu, 15 Temmuz’da bütün dünyaya gösterilmiştir.

15 Temmuz 2016 günü FETÖ terör örgütü tarafından kalkışılan darbe girişiminde Şehit olan, gazi olan ve mücadele eden sivil, asker ve polisimizi anmak için 15 Temmuz günleri resmi tatil ilan edilmiştir. İlk kez 15 Temmuz 2017'de Demokrasi ve Millî Birlik Günü olarak kutlanmıştır. 15 Temmuz günü, artık bir demokrasi ve özgürlük günüdür, Milli birlik günüdür.

Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk Milleti o gece vatan sevgisi ve imandan ibaret kocaman bir yürek hâlini almış ve dünyaya örnek bir gücün simgesi olmuştur.

15 Temmuz günü canlarını ortaya koyarak şehit olan 249 şehidimizi rahmet, 2.196 gazimizi ve sokakları-caddeleri-meydanları doldurarak bu darbe harekatına karşı duran yüce milletimizi minnet ve hürmetle yâd ediyorum.

15 Temmuz'un yıldönümünde bizlere istiklalimizi ve istikbalimizi sağlayan Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve O'nun kahraman silah arkadaşları,  15 Temmuz şehitleri de dahil olmak üzere bugün bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi, bu mücadelede bulunan kahraman vatandaşlarımızı bir kez daha sonsuz minnet, şükran, rahmet ve saygıyla yâd ediyorum.

Bugüne kadar vatan müdafaasında bulunanlar, bugün almakta olduğumuz nefesler için son nefeslerini tereddütsüzce verdiler.

Bu bilinçle Piri Reis Üniversitesi olarak bizler; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda; fikri ve vicdanı hür, araştıran, sorgulayan, bilimin ışığında yürüyen, aklını ve iradesini hiçbir odağa teslim etmeyen, tarihimize, değerlerimize ve kültürümüze yürekten bağlı, demokrasinin ve hukukun erdemine yürekten inanan, gençler yetiştirmek için çok çalışmaya devam edeceğiz.

15 Temmuz günü demokrasimizi korumak için canlarını feda etmekten kaçınmayan vatandaşlarımıza belki de en büyük borçlarımızdan birisi budur.

Biz, hiçbir zaman vazgeçmedik vatan sevdamızdan. Ecdadımız “vatan sevgisi îmandan gelir” diyerek, “yeter ki bayrağımız dalgalansın” diyerek mücadele ettiler. “Bir Hilal Uğruna” mücadele edip atalarımızın en aziz yâdigârı bayrağımızı emanet edip gittiler!...

İstiklal Marşı’mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” demişti. Bizler de bugün 15 Temmuz’un yıldönümünde “Allah böyle kara geceleri bir daha ülkemize yaşatmasın” diyoruz.

Ve yine tekrar ediyorum ki hiçbir güç millet iradesinin üstünde değildir.

13 Temmuz 2020 Pazartesi
Yorumlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum bırakabilirler.
Yorum başlığı:
Yorum:  
Whatsapp Hattı
Aday Öğrenciler Bize Sorun